Ana içeriğe geç

Fırından uzaklara

Fırıncılık eğitimi almış Regina Schreyer dört yılını gezgin kalfa olarak Almanya’nın her yerini ve dünyanın yarısını gezerek geçirdi.

Wolf ZinnWolf Zinn, 03.03.2025
Gezgin kalfa Regina Schreyer
Gezgin kalfa Regina Schreyer © privat

Almanya’nın güneyindeki Plankenfels kasabasından gelen Regina Schreyer daha önce de şunu biliyordu: Hayat “keşke, olsaydı, yapsaydım” demek için çok kısa. O seyahat etmek, dünyayı keşfetmek istiyordu. Bamberg’deki fırıncılık eğitiminin ardından henüz 19 yaşındayken kendi kendine şöyle demiş: “Şimdi maceralar yaşamak için bir yola çıkıyorum!”

Seyyahlık: geleneksel gezi 

Regina’nın gezginliği Kasım 2020’de başlamış.
Regina’nın gezginliği Kasım 2020’de başlamış. © privat

Seyyahlık yüz yıllık geçmişi olan bir gelenek ama basit bir yürüyüş değil. Para genellikle kısıtlıdır, aslında güven ve açıklık para eder. Farklı zanaat mesleklerinden gelen gezgin kalfalar üç yıl bir gün boyunca yolda olacak, pek çok yerde çalışmanın yanı sıra kendilerini insani ve mesleki olarak geliştirecekler. Bu sırada memleketlerinden en az 50 kilometre uzakta olacaklar ve akıllı telefon da tabu. Onları özel şapkalarından, yürüyüş bastonlarından, kıt eşyalarını koydukları bir bohçadan ve zanaatlerinin geleneksel kıyafetinden tanıyabilirsiniz: Regina ise fırıncılık sembolü olarak ekoseli bir Pepita yeleği giyiyor.

Korona döneminde başlangıç

Regina Kasım 2020’de, yani pandeminin ortasında kalfalar derneği “Avrupa’nın Aslan Kardeşleri” derneğinin üyesi olarak maceraya atıldı. Daha ilk durakları olan Bad Segeberg hayret vericiydi: „Memleketim Frankonya’da her köşede şahane el yapımı biraların satıldığı birahaneler olur, kuzeyde ise insanlar neredeyse sadece fabrikasyon bira içiyor– tam bir kültür şoku!“, diye gülüyor.

Gezginliği Regina’yı Umman’a da götürmüş.
Gezginliği Regina’yı Umman’a da götürmüş. © privat

Hoş karşılaşmalar ve aptalca sözler

Regina’nın yolculuğu renkli ve eğlenceli geçmiş, aynen karşılaştığı insanlar gibi. Genellikle ona söz yöneltip onu yemeğe davet etmişler ve sıcak karşılamışlar. İş bulmak da çok zor olmadı. Bazen fırınlarda sadece birkaç gün çalışmış, bazen de aylar boyunca. Ama tüm karşılaşmalar hoş olmamış: “Aptalca sataşanlar da oluyor tabi ama bunların üstesinden gelmeyi öğrendim.”

Regina Doğu Frizya’daki punkçıların koyun gütmesine de yardım etmiş ve onlar da yeni doğan bir kuzuya hemen onun adını vermiş. Lausitz’de bir köy rahibiyle akşama kadar “çok fazla şarap” içmiş ve keyifli sohbetler etmiş. Chemnitz’deki organik bir çiftlikte “vegan çevrecilerle” tanışmış. 

Kalbi Bonn’da ve gözü dünyada

Regina tüm eyaletleri gezmiş. Kalbini ise özellikle Kuzey Ren-Vestfalya’daki Bonn çalmış. “Açık görüşlü, sıcak insanların olduğu şahane bir şehir!” Ancak seyyahlık onu Almanya sınırlarının çok ötesine de götürmüş: Norveç, Gana’dan Gine’ye kadar Batı Afrika ve Ortadoğu seyahatinin bir parçasıydı. Umman’daki zamanları unutulmazdı: “Orada yakışıklı bir adama aşık oldum.”

Dört yıl sonra memleketi Plankenfels’e geri dönmüş.
Dört yıl sonra memleketi Plankenfels’e geri dönmüş. © privat

Dört yıl sonra 23 yaşındaki fırıncı seyyahlığını sonlandırmış – ama seyahat hasreti hep içinde kalmış. Ve şimdi Regina Umman’daki erkek arkadaşının yanında: “Şimdilik birkaç aylığına buradayım.” Peki ya sonra? “Bakalım rüzgar beni nereye götürecek.”